Niye seviyoruz doğum günlerini? Aslında bizi o gün heyecanlandıran ne? Yaşlanmak hiç birimizin hoşuna gitmemeli aslında. Ama pekde öyle olmuyor durum.

Her yeni yaşa insan sevdikleriyle girmek istiyor. Kendini mutlu hissettiği, güzel göründüğü kıyafetlerle fotoğraf karelerine gülmek istiyor. Pastasını dilek tutarak üflemek istiyor. Yeni yaş, yenilenmek de demek ve her anlamda bazen yenilenmek istediğimizde doğru.

Bu sene benimde aynen öyle oldu. Size şu an bu satırları yazabiliyorsam aslında bu benim yeni işim. Ne mutlu ki bana böyle bir fırsat verildi. Kendimi bu işte tanıyacağıma, kendimi daha da keşfedeceğime inanıyorum. Bu da kısmettir ki bu 2015’in son günlerinde oldu.

12 Aralık doğumluyum. Ve çocukluğumdan beri hep yakındığım bir şey var. Yılın sonunda doğanlar çok iyi bilir :) Yılın sonunda doğmak demek yeni yıl girdiğinde bir yaş daha da büyümek demek :) Hep çevremdekilerle yaşımı tartıştım. Hep hesaplamalar yaptım. Artık 30’a yaklaştığıma göre bir grafik tablo çizip bu konuyu açıklama zamanı geldi sanırım :) Hoş 2 sene sonra artık hep 30 kalırım sanırım ;) Çocukluğumdan beri yakındığım bir şey olmasına rağmen bide beni çocukluktan beri mutlu eden taraf da var tabi. Aralık’da doğmak demek kış demek, Aralık’da doğmak demek eski yılı geride bırakmaya çalışmak demek, Aralık’da doğmak demek yeni yıl hazırlıkları demek, kar demek, yılbaşı ağacı demek, rengarenk ışıklar demek, noel baba demek, yay burcu demek, heyecan demek, umut demek…

Bu sene tam 4 pasta üfledim yani bu demek oluyor ki 4 dilek :) Dileklerim tabi bana kalsın ama olursa bununla ilgilide size bir yazarım söz ;) Evli olduğum için 2 ailem var. Sağ olsunlar sürprizler yapmışlar unutmamışlar. Birde aileden farksız olan dostlar grubu var :) Eh işte hediyeler, balonlar, mumlar, pastalar, çiçekler, seremoniler. Şükür ki sevmek sevilmek çok güzel duygu. Klasik olacak ama insan kaç yaşındaysa o yaşın olgunluğunu, o yaşın güzelliğini taşıyor.

İyi ki doğmuşum o zaman ;)